https://www.haberekspres.com.tr/haritada-fay-sahada-inat
Depremi
konuştuğumuz bu haftalarda, kaybettiklerimizi andık ve aynı acıların tekrarlanmaması
için hep birlikte yeniden düşündük, tartıştık.
Son dönemde bazı
bölgelerde fay hattı üzerinde kalan parseller park alanı gibi kamusal alanlara dönüştürüldü.
Bunların hepsi önemli ve gerekli adımlar.
Ama bir yandan
fay hatları üzerinden konuşurken, diğer yandan kentsel dönüşümde hâlâ aynı
refleksi sürdürüyoruz: Aynı parselde, mümkünse daha yüksek katlı binalar istiyoruz.
Sanki sorun sadece binanın yaşıymış gibi davranıyoruz. Oysa deprem, yalnızca
binayı değil; zemini ve planlama anlayışını da sorguluyor.
Üstelik bunu
yaparken çoğu zaman en düşük maliyeti talep ediyoruz. Oysa inşaatın statiği,
binanın gerçek anlamda sağlam olması; zemine uygun, güncel mühendislik
yöntemlerinin uygulanmasını gerektirir. Bu da maliyet demek. Verimlilik hesabı
yaparken yalnızca metrekareyi, kat sayısını ya da satış değerini değil;
sağlamlık için gereken maliyetleri de, parselin ve zeminin özelliklerine göre
önceliklendirmemiz gerekir.
“Binam
eskiydi, yenisini yaptık” demek bizi güvende kılmıyor. Zemin etüdü gerçekten
sağlıklı mı yapıldı? Parsel yoğunluğu kaldırıyor mu? Bu soruları sormadan
yapılan her dönüşüm, aslında riskin biçim değiştirerek devam etmesinden başka
bir şey değil.
Bugün bazı
bölgelerde fay hattı üzerindeki evlerin bulunduğu parselleri park alanı ilan
ederken; özellikle merkezi alanlarda yüksek katlı, inşaat yoğunluğu yüksek
yapıları talep etmeye, hatta teşvik etmeye devam ediyoruz. Bu bir çelişki değil
mi? Bilimle konuşup, uygulamada alışkanlıklara teslim oluyoruz.
Kentsel
dönüşüm, sadece müteahhitlik faaliyeti değildir; bu bir şehircilik, hatta bir
yaşam hakkı meselesidir.
Gerçek
dönüşüm; daha çok kat değil, daha az risk demektir. Daha fazla daire ya da daha
büyük daire değil, daha güvenli mahalle demektir. Fay hattını haritaya çizmek
bir başlangıçtır ama asıl sınav, o haritaya bakarak neyi yapmaktan, almaktan
vazgeçtiğimizdir.
Depremi
konuştuğumuz bu haftalarda belki de en önemli farkındalık şudur: Planlamayı da,
dönüşümü de doğaya uygun olarak istemek zorundayız.
Yorumlar
Yorum Gönder