https://www.haberekspres.com.tr/fiyatlari-duygular-mi-rasyonellik-mi-belirliyor
Gayrimenkul piyasasını
konuşurken metrekareleri, emsalleri, faizleri ve arz-talep dengesini
konuşuyoruz. Fakat piyasanın görünmeyen güçlü taraflarından biri de “insan
psikolojisi” ve “toplumsal davranış biçimleri”.
Yatırım kararlarını yalnızca
bilgi şekillendirmiyor; o bilgiyi nasıl yorumladığımız da sürecin parçası
oluyor. Aynı veriye bakıp tamamen farklı sonuçlara ulaşan insanlar görmek bu
yüzden şaşırtıcı değil. Bir yatırımcı aynı bölgede fırsat görürken, diğeri aynı
yerde risk görebiliyor. Bazıları ihtiyaç duyduğu bilgiden özellikle uzak
durabiliyor. Çünkü bazı veriler, insanın zihninde kurduğu tabloyu bozuyor. Kimi
yatırımcı uzman görüşünü küçümseyip kendi sezgilerine gereğinden fazla
güveniyor, kimi ise çevresindeki davranışları tekrar etmeyi tercih ediyor.
Zihnin karmaşık bilgileri “basitleştirme
eğilimi” de burada etkili oluyor. İnsan beyni belirsizlikle uzun süre rahat
edemiyor. Bu nedenle detaylı analizler yerine kısa cümleler, net konuşan
insanlar ve kolay anlaşılır hikâyeler daha fazla karşılık bulabiliyor. Halbuki
piyasalar çoğu zaman gri alanlardan oluşuyor.
Bu tablo yalnızca yatırım
dünyasına özgü de değil. İnsan zihni her zaman tamamen rasyonel işlemiyor.
Davranış bilimlerinde “normal”den çok “ortalama” kavramı öne çıkıyor. Çünkü
insan davranışı sabit değil; duygulara, çevreye, korkulara, beklentilere ve
sosyal etkilere göre değişebiliyor. Bu nedenle yatırımcıların zaman zaman
duygusal kararlar vermesi şaşırtıcı bir durum sayılmıyor.
Sosyal medya da bu süreci
hızlandırabiliyor. Renkli anlatımlar, gösterişli sunumlar ve “kaçırılmayacak
fırsat” söylemleri bazen sağduyunun önüne geçebiliyor. Bazen “sosyal etki”nin
gücü devreye giriyor. İnsan, kalabalığın içinde yanlış yaparken kendini daha
güvende hissedebiliyor. “Herkes alıyorsa bir bildikleri vardır” düşüncesi çoğu
zaman analizden daha etkili hale geliyor.
Yine de yatırım kararlarını
yalnızca hikâyeler üzerinden okumak sağlıklı sonuç vermiyor. Veriler;
karşılaştırma yapmayı, sorgulamayı ve daha dengeli karar almayı mümkün kılıyor.
Elbette hiçbir veri geleceği kesin biçimde göstermez. Ancak veriyle düşünmek,
insan zihninin sürüklendiği aşırı özgüvenin, korkunun ya da sürü psikolojisinin
etkisini azaltabilir.
Sanki normalleşebilmek için artık yatırım
kararlarında ortalamadan uzaklaşıp biraz daha rasyonel tarafa yaklaşmak
gerekiyor.
Yorumlar
Yorum Gönder