KAOSTAN BESLENMEK

 



https://www.haberekspres.com.tr/kaostan-beslenmek

Uzun vadeli planlama yapılmıyor.

Her sabah yeni bir yönetmelik, her akşam yeni bir genelge… Mevzuat üretme hızımız, mevzuatı uygulama hızımızı çoktan geçmiş durumda. Kağıt üzerinde her şey var; planlar, strateji belgeleri, eylem takvimleri… Ama sahaya indiğinizde başka tablo ile karşılaşıyorsunuz. Aslında mevzuat eksikliğinden çok istikrar eksikliği görüyorsunuz.

Bir ülkede hukuk ve idare düzeni, öngörülebilir olduğu ölçüde güven verir. Oysa bizde aynı konuda üç farklı kurumdan üç farklı yorum çıkabiliyor. Bir yerde olmaz denilen bir iş, başka bir yerde olabiliyor. Aynı madde, farklı masalarda farklı anlamlar kazanıyor. Bu durum sadece vatandaşı değil, işini ciddiyetle yapan uzmanı da yoruyor.

Çünkü gerçekten işini hakkıyla yapan biri, sadece soruya cevap vermez. Önce şunu düşünür:
“Bu iş hangi mevzuata tabi? Bulunduğu yerde uygulama nasıl? İlgili kamu kurumu bu düzenlemeyi nasıl yorumluyor? Yarın bir denetimde bu görüş savunulabilir mi?”

İşini özensiz yapan için hayat daha kolay. “Genel kural bu” deyip geçer. Yarın aksi çıkarsa, “Zaten kurumdan kuruma değişiyor” der. Kaos, belirsizlik ve yorum karmaşası onun alanıdır. Çünkü hesap sorulabilirlik zayıfladıkça, sorumluluk da buharlaşır gider.

İşini titizlikle yapan ise bir cümle kurarken bile yarınını düşünür. Bir görüş verirken, sadece hukuki dayanağı değil, uygulama pratiğini de hesaba katar. En çok da bu yüzden zorlanır. Çünkü sistem, öngörülebilirlik üzerine değil; anlık düzenlemeler ve değişken uygulamalar üzerine kurulu.

Uzun vadeli planlama yapılmadığında, yatırımcı da vatandaş da uzman da kısa vadeli reflekslerle hareket etmeye başlar. Oysa ki, şehir planlamasından ekonomiye, eğitimden imara kadar her alan sabır ve süreklilik ister. Her yeni düzenleme, bir öncekini sağlıklı uygulamadan geliyorsa; sorun çözmek yerine yeni sorun üretir. Daha da önemlisi, sürekli değişen kurallar güven duygusunu zedeler. İnsanlar artık “Ne doğrudur?” sorusundan çok, “Şu an hangi yorum geçerli?” sorusunu sorar hale gelir. Bu durum, hukuk devleti anlayışının ruhuyla örtüşmüyor.

Kaostan beslenenler her dönemde olur. Belirsizlik, bir fırsat alanıyken, toplumun geneli için maliyettir. Özellikle de işini ehliyle yapan, sorumluluk bilinciyle hareket eden insanlar için.

Elbette mevzuat, ihtiyaçlar değiştikçe güncellenebilir ve gerektiğinde yenilenmelidir. Ancak son dönemdeki üretme ve düzenleme hızının, sağlıklı uygulama kapasitesinin önüne geçtiği görülüyor.  Artık yeni mevzuat üretmekten çok, mevcut mevzuatı sağlıklı ve eşit uygulama kapasitemizi de tartışmamız gerekiyor. Daha az ama daha net düzenlemeler; daha az yorum, daha çok standart uygulama…Güçlü sistemler kurmak için çok kural koymak yerine; koyduğumuz kuralı istikrarlı uygulamamız gerekiyor.Formun ÜstüFormun Altı

Yorumlar